Tarihsel Kökenler ve El Falının Doğuşu
Kiromansi olarak da bilinen el falı, insanlık tarihinin en eski karakter analizi ve kehanet sistemlerinden biridir. Kökleri, insan doğasını ve kaderini anlamak için vücut özelliklerinin incelendiği Samudrika Shastra olarak Vedik metinlerde belgelenen antik Hindistan'a kadar uzanır. Hindistan'dan batıya doğru yayılan bu pratik, Pers, Mezopotamya, Mısır ve klasik Yunanistan'a ulaşmıştır. Büyük filozof Aristoteles, el falına büyük ilgi göstermiş ve 'insan elindeki çizgiler sebepsiz yere yazılmamıştır; bunlar göksel etkilerden ve her bireyin kendine has yapısından kaynaklanır' demiştir. Aristoteles'in, Hermes sunağında el falı üzerine yazılmış bir metin bulup bunu generallerinin karakterini değerlendirmesi için Büyük İskender'e sunduğu söylenir.
Ortaçağ ve Rönesans döneminde el falı; astroloji, simya ve tıp ile birlikte büyük Avrupa üniversitelerinde inceleniyordu. Ancak bilimsel devrimin ilerlemesiyle birlikte okültizm alanına itildi. 19. ve 20. yüzyılın başlarında el falı, Hindistan'da eğitim gören ve Mark Twain, Oscar Wilde ile çeşitli kraliyet aileleri gibi isimlerin geleceğini doğru tahmin eden William John Warner (Cheiro olarak bilinir) gibi isimlerin çalışmalarıyla büyük bir canlanma yaşadı. Bugün modern bilim, el falının nöroloji ve genetikle olan bağını kabul etmektedir; dermatoglif çalışmaları, ellerimizdeki çizgilerin anne karnında, kromozomlar ve beyin gelişiminin etkisiyle oluştuğunu ve bunun genetik şablonumuzun fiziksel bir çıktısı olduğunu göstermektedir.